Dilek'in Gece Defteri / I
Gece notu:
Kabullenmek bazen vazgeçmek değil, kendini dinlemektir.
Biliyor musun; insan bazı duyguları kimseye söyleyemez. Söylese
eksik kalır, söylemese içi ağırlaşır.
Ben de seninle ilgili duygularımı, ne tam içimden atabildim,
ne de birine anlatabildim.
Bu yüzden bu satırlar sana değil aslında, kendime
yazılmış sessiz bir kabul gibi.
Sana giden yolların kapalı olduğunu ben değil, kaderin
kendisi çoktan ilan etmişti.
Ama yine de insan, kapalı bir kapının önünde uzun uzun
bekleyebiliyor; belki bir mucize olur da kilit kendiliğinden açılır diye.
Sen hiçbir zaman benim olmadın; bunu en başından beri
biliyordum. Ama insanın bilmesi ile kalbinin anlaması aynı şey değilmiş.
Kalbim hep biraz gecikiyor hayata; seninle ilgili olan
her şeyde bu gecikme daha da belirginleşiyor.
Ben seni sevmekten hiç utanmadım, ama senin bilmeden
verdiğin acıları da hiç kimseye yüklemedim.
Gururlu bir insanım evet; fakat gurur dediğin şey, gece olduğunda
dağılan bir sis perdesi gibiymiş meğer.
Gündüz güçlü durdum, ama geceleri kendi içimde dağıldım çoğu zaman.
Bu da itirafım olsun.

